Hergün TV Hava Durumu E-Gazete İlanlar

Yağmalanan Miras Eve Dönmeyi Bekliyor

Yazar Hergün Yönetim Yayın 4 gün önce Okunma 88 Tahmini 3 dk Yorum 0
Bu oturum 00:00
A A
Küçük Büyük
Haberi Sesli Dinle Sadece haber başlığı ve ana haber metni okunur.
Sesli okuma hazır.
Benin Bronzlarının Nijerya’ya iadesi için yürütülen çalışmalar, sömürge döneminde Afrika’dan çıkarılan binlerce kültür varlığının geleceğini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, eserlerin yalnızca geri verilmesini değil; tarihsel anlatının, mülkiyet düzeninin ve karar alma süreçlerinin de değiştirilmesini istiyor.


İSTANBUL — Afrika’nın sömürge döneminde kıta dışına çıkarılan kültürel mirası üzerindeki tartışmalar, Benin Bronzlarının iadesi için atılan yeni adımlarla yeniden alevlendi.

Bir dönem Benin Krallığı’nın saraylarını süsleyen bronz plakalar, kraliyet başları, tören figürleri ve ince işçilikli metal eserler, 1897 yılında düzenlenen İngiliz Benin Seferi sırasında yağmalandı. Binlerce eser daha sonra Avrupa ve Kuzey Amerika’daki müzelere, kurumlara ve özel koleksiyonlara dağıtıldı.

Aradan geçen bir asrı aşkın süreye rağmen eserlerin büyük bölümü hâlâ ait olduğu coğrafyadan uzakta bulunuyor.

Cambridge’den Dikkat Çeken İade Adımı

Cambridge Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi, koleksiyonundaki 100’den fazla Benin eserinin yasal mülkiyetini Nijerya Ulusal Müzeler ve Anıtlar Komisyonuna devretti.

Bu adım, İngiltere’deki kurumlar arasında önemli bir gelişme olarak değerlendirilse de uzmanlara göre henüz yeterli değil. Afrika ülkelerinden sömürge döneminde çıkarılan binlerce kültür varlığı hâlâ Batılı müzelerde ve özel koleksiyonlarda tutuluyor.

Araştırmacılar, Afrika’nın kültürel mirasının yaklaşık yüzde 90 ila 95’inin kıta dışında bulunduğunu belirtiyor.

İade Süreci Neden Yavaş İlerliyor?

Uzmanlara göre kültürel varlıkların iadesi; karmaşık mülkiyet tartışmaları, hukuki engeller ve bazı kurumların eserleri bırakmak istememesi nedeniyle yavaş ilerliyor.

Sanat tarihi profesörü Sylvester Okwunodu Ogbechie, başlangıçta olumlu karşılanan iade taleplerinin zaman içinde dirençle karşılaştığını belirtiyor.

Bazı müzelerin eserleri geri vermek yerine kaynak ülkelere geçici olarak ödünç verme yaklaşımını benimsediğine dikkat çeken Ogbechie, bu yöntemin tartışmalı mülkiyet anlayışını sürdürdüğünü savunuyor.

Tartışmanın Kurallarını Kim Belirliyor?

Open Restitution Africa temsilcileri Koehun Aziz ve Karen Ijumba, iade tartışmalarının uzun yıllardır Batılı kurumların belirlediği koşullar altında yürütüldüğünü ifade ediyor.

Uzmanlara göre hangi belgenin kanıt sayılacağına, kimlerin söz hakkına sahip olacağına ve iadelerin hangi hızla gerçekleştirileceğine çoğunlukla eserleri elinde bulunduran kurumlar karar veriyor.

Bu nedenle mesele yalnızca kültürel varlıkların fiziksel olarak geri gönderilmesinden ibaret değil. Tartışmanın merkezinde, tarihsel anlatının kim tarafından kurulacağı sorusu da bulunuyor.

“Ortak İnsanlık Mirası” Savunması Tartışılıyor

Batılı müzeler, Afrika’ya ait eserlerin dünya mirasının bir parçası olduğunu ve uluslararası ziyaretçiler için erişilebilir tutulması gerektiğini savunuyor.

Eleştirmenler ise bu yaklaşımın eserlerin hangi koşullarda elde edildiğini görünmez kıldığını belirtiyor.

Uzmanlara göre bir eserin evrensel değerinden söz edilirken, o eserin yağma, sömürgecilik veya köle ticaretiyle bağlantılı biçimde ait olduğu toplumdan koparılmış olması göz ardı edilemez.

Koruma Gerekçesine Eleştiri

İade taleplerine karşı ileri sürülen temel gerekçelerden biri, Batılı müzelerin eserleri koruma konusunda daha güçlü imkânlara sahip olduğu iddiası.

Ancak Louvre Müzesi ve British Museum gibi önemli kurumlarda yaşanan hırsızlık vakaları, bu savunmanın da sorgulanmasına neden oldu.

Uzmanlar, Afrika ülkelerinin kültürel miraslarını koruma konusunda yetersiz kabul edilmesinin eşitsiz ve tek taraflı bir yaklaşım olduğunu vurguluyor.

Hukuki Mücadele Sürüyor

İade taleplerinin önündeki en önemli engellerden biri de karmaşık hukuk sistemleri.

Afrika ülkeleri, çoğu zaman Batılı kurumların mülkiyet iddiaları ve geçmişte imzalanan tartışmalı anlaşmalarla karşı karşıya kalıyor.

Bazı uzmanlar, çözümün yalnızca eserlerin geri verilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor. Eserleri üreten toplumların fikrî mülkiyet haklarının, sergileme biçimlerinin ve tarihsel anlatı üzerindeki söz hakkının da güvence altına alınması gerektiği belirtiliyor.

UNESCO’dan İş Birliği Çağrısı

UNESCO, kültürel varlıkların iadesinin tek taraflı bir işlem olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor.

Kuruluş, ülkeler arasında daha güçlü iş birliği kurulmasını, köken araştırmalarının desteklenmesini ve Afrika Birliği gibi bölgesel kuruluşların sürece daha etkin biçimde katılmasını öneriyor.

Mesele Yalnızca Eserlerin Dönüşü Değil

Benin Bronzlarının iadesi tartışması, sömürge geçmişiyle hesaplaşmanın en görünür başlıklarından biri hâline geldi.

Uzmanlara göre asıl mesele; eserlerin yalnızca vitrin değiştirmesi değil, tarihsel adaletin sağlanması, kültürel mirasın ait olduğu toplumlarla yeniden buluşması ve Afrika’nın kendi geçmişi üzerinde söz sahibi olması.


Habere Katkı Sağla Haberde eksik, yanlış veya güncellenmesi gereken bir bilgi varsa bize bildirebilirsin.
Bu haberi paylaş Haberi sosyal medyada veya mesaj olarak paylaşabilirsin.
WhatsApp

Yorumlar

Bu habere yapılmış 0 yorum var.

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.
Sonraki Habere Geç →